7 Nisan 2010 Çarşamba

Ancak düşüncelerin kadar özgürsün...


Düşüncelerinle yaşamını nasıl etkilediğini fark etmeden yaşamaya devam ediyorsun... Kendine bakıpta görmeden, kendini duyupta işitmeden... Aynı düşüncelerin hapsinde, yaşamı sürekli tekrar ederken... Yaşadıklarını tanımladığın o düşüncelerin, geçmişle sınırlı olduğunu gözardı ederek sürekli herşeyi yargılıyor, tartıyor, karşılaştırıyorsun. Peki ya gerçek! Gerçek dediğin şey hangisi sence? Birşeyi ilk defa yaşadığında, duyusal olarak hissettiğin o ilk tanımsız an mı? Düşüncelerin ona bir anlam yüklediği sonraki zaman mı? Korkularını yaratan, sana hayatı sürekli frene basarak yaşatan hangisi? Yaşadıkların mı? Düşüncelerinin onlara yüklediği anlamlar mı? Düşünüyor musun hiç? Acaba gerçeği ne kadar gerçek, ne kadar duyusal yaşayabiliyorsun? Yaşayacaklarına ne kadar önyargısız, beklentisiz yaklaşabiliyorsun? Geçmişle örselenmiş seni ardında bırakıp, yaşayacaklarını hiç bir şey düşünmeden, tamamen yargısız, kuralsız ne kadar yaklaşabiliyorsun? Unutman gereken neleri, sürekli hatırlıyor? Hatırlaman gereken neleri, sürekli unutuyorsun? Farkında mısın? Sen ancak düşüncelerin kadar özgürsün. Kendine, hayatın ancak düşünebildiğin kadarını yaşatıyorsun. Yaşamak, derken de... Hayat her zaman senden bir cevap beklese de. Sen sadece, olan bitene kendi içinde bir tepki veriyorsun.(Alıntı)

3 Nisan 2010 Cumartesi

Yorgunluk sonrası Ablam, Antik Park ve Dürümmm:)

Güneş Güneş Güneş


Havayı güzel bulup kendimi dışarı attım önce semt pazarına ordan çarşıya gittim.Şu an ayaklarımı hissedemiyorum zonkluyorlar.Sizi bugünden karelerle başbaşa bırakıyorum :)


Mis Meyve Sabunları

Burası Cocco Accessoies yeni açılmış Saraçların en sonunda.Buraya girince kendimi kaybettim gözüm dönmüş bir şekilde koşarak uzaklaştım oradan :)








Burası da Ender Mağazası bir önceki yazımda alışveriş yaptığım yer


Ender Mağazası Alışveriş :)



31 Mart 2010 Çarşamba

Mart'ın son günü...


Herkese günaydın.Farkındayım bikaç gündür çok boşladım blogu.Yeni merak yeni heves geçti diye düşünmeyin sakın.Sizde hak verin ki hava kaç gündür hep kapalı rüzgarlı bi de Mart ayı dert ayı :)) uğraşıp duruyorum yani anlayacağınız. Şuan odamın manzarasını size çekmek isterdim ama makinam yanımda yok.Nasıl içim kararmasın.Kasvetli bir hava ve alabildiğine tarlalar, bazen tatbikat yapan askerler falan.Günlerden de çarşamba yani cumaya çok var.nasıl geçer bu gün bilmiyorum.Sizin de içinizi kararttım.Hiç keyfim yok bu yazıyı bile yüzüme gözüme bulaştırdım farkındayım:) Ama yine de yayınlayacağım. Cezmi Ersözün dediği gibi BEN YAZARKEN KENDİ YÜZÜME TÜKÜRÜYORUM :S

27 Mart 2010 Cumartesi

Acil İhtiyaç Kozmetikler :)

Bunları yeni almadım french yaptığım ojeler bunlar .Numara ve markaları soldan sağa şöyle;
Gabrini-302
Gabrini-300
Flormar-372

Bunlarda dün aldıklarım.Flormar Two Way Fondatıon yaklaşık 3 yıldır kullanıyorum çok memnunum numarası 117,kırmızı oje flormar 022,siyah oje gabrini31, kaş kalemi golden rose 103 ve toka 1 tl :)Siyah ojeyi tırnaklarım için değil ayakkabı topukları için aldım. Bu fikir için Beyzacığıma teşekkür ederim.Kaş kalemi konusunda acemiyim kullanabilicekmiyim bilmiyorum rengi de biraz koyu gibi geldi ama bakalım:)