26 Nisan 2013 Cuma

Biri puantiye mi dedi :)

Daldan dala derler ya blogdan bloga gezerken yeni bir blog ile tanıştım. Tesadüf bu ki blogger çekiliş yapıyor eee bize de duyurmak düşer. Buyrun;  tık tık

25 Nisan 2013 Perşembe

14 yıldan beri bozulmayan hamburger

Yediğimiz hamburgerler 14 yıl bozulmayacak kadar kimyasal doluymuş.Ben bu hamburgeri görsem şaşırmaktan ziyade korkarım . Biraz daha zorlasa yaş konusunda benimle yarışacakmış mübarek :)Oysaki bizim lahmacunumuz öylemi .koy bakalım ceket cebine 2 yıl unutabilecek misin? :) O değil de nasıl bir insan hamburgeri cebine koyar ki. Çekirdek koy fıstık koy hamburger cebe konulur mu ne pissiniz siz ya.
Velhasılkelam ana fikrimize gelelim. Haberi okuyunca hatta tv de izleyince midem bulandı. Bundan sonra yemem yedirtmem yiyenin yanında bulunmam. Haberi Görmeyenler bunca kimyasalı nasıl yediğimizi görsün istedim. Çoluğunuza çocuğunuza ne yediriyorsunuz bir kez daha ölçüp tartın.

Not: Lahmacunu öneriyor muyum ? HAYIR  :)Ama hamburgerden daha suçsuz olduğu kesin.

24 Nisan 2013 Çarşamba

21. Hafta


Merhabalar
Bu ay ki doktor kontrolümüzü de atlattık.Kızlarımın iyi olduğunu görmek bir dahaki randevuya kadar bana enerji veriyor.Gelişimlerinin gayet iyi olduğunu fakat bebeklerden birinin daha obur olduğunu öğrendik.Fetus A 450gr, Fetus B 350 gr. Ama herhangi bir sorun olmadığını söyledi doktorumuz.Kızlar gayet iyi bir şekilde sıralarını savdılar fakat ben azarı yedim :) bu ay 2 kilo almışım.Uyarı aldım doktorumuzdan."Neyi yemeyi arttırdıysan onu hemen azalt" dedi. Aslında çok belirgin bir yiyecek olmadı yemeyi arttırdığım. Aksine kendim için değil de zorla da olsa kızlar için yedim hep . Tuzu ve ara öğünlerde yediğim kuruyemişleri kesmeye karar verdim. Sabahları sanırım fazla kızarmış ekmek yedim. 2 dilim ile doymayı deneyeceğim:)Bir de geceleri dondurma yemeyeceğim:) Hatta iyi bir hamile olursam Noel Babayı bile görebileceğim :)))))


Bu arada Tetanoz aşımı oldum.Tetanoz aşısı anneyi ve annede oluşan antikorların da bebeğe geçmesiyle bebeği koruyormuş.Bana bir aşı kartı verdiler ve 1 ay sonra 2. doz aşı için tekrar gideceğim.Bizden gelişmeler bu kadar.18  gün sonraki randevumuz için şafak saymaya başladık bile :)

3 Nisan 2013 Çarşamba

19. Haftamız


Bebeklerim yaklaşık 240gr. ve 15cm., dış kabuğu çıkartılmış iki hindistan cevizi gibiler. Bu haftadan sonra  beyninlerindeki koku,tat alma,duyma,görme hatta dokunma duyuları gelişmeye başlıyormuş. Artık kulakları beni ve yakınımdakileri duyacak şekilde gelişmiş.Bende bu günden itibaren klasik müzik konserlerine başlıyorum :)
Müziğin inanılmaz etkisi
Bebeği anne karnında eğitmenin yollarının başında müzik dinletmek gerekiyor. Özellikle ritimleri çok seviyorlar. Ancak doğru müziği seçmek gerek. Örneğin, Brahms dinletilen prematüre çocukların daha çabuk geliştikleri biliniyor. Çocuk Psikiyatristi Müjen İlnem bir noktanın altını çizerek şöyle diyor: “Klasik müzik dinletmek doğru. Ancak anne adayının dinlediği müziği gerekiyor. Pembe dizi müzikleri, halk ezgileri gibi annenin hoşlandığı diğer müzik türleri de bebeğe dinletilebilir. Tabii rock müzik gibi sert müzikleri de dinletmemek gerek.” http://lab-bebegim.blogspot.com/2007/12/anne-karninda-eitim.html

Neler Yapıyorum ?

Merhabalarrr biz geldik :)
Kızlarımla günler artık daha çabuk geçmeye başladı. Riskli günlerimiz azalınca sanki zaman hızlandı.Daha enerjik hissetmeye başladım kendimi. Fazla ayakta kalmamak şartı ile artık canımın çektiği şeyleri yapmaya başladım.Uzun bir aradan sonra alışverişe çıkma gücünü buldum kendimde. Henüz kızlarıma bir şey almadım ama  kendime hamile elbiseleri aldım :)  Bu arada topuklu ayakkabı giymeyi çoookkk özledim. Babetlerle, spor ayakkabılarıyla kendimi oğlan çocukları gibi hissetmeye başladım .


Genelde hafta sonları mutfakta yemekler yaptım. :) İşte karşınızda fırın makarnaa ta ta ta taaaa :)


Pratik olsun diye Knorr'un beşamel sosu ile yaptım. Fakat ne pratikliği resmen işkence oldu. paketin sağ üst köşesinde ne kadar süt eklememiz gerektiği yazıyor.
yazan şu ; 3 3/4 su bardağı süt 
nasıl yani ? Üç tam üç bölü dört ? yani ne kadar süt oluyor bu. Ama ben bu rasyonel sayıların anlatıldığı gün raporluydum kaçırmıştım bu dersi. O zamanlar sevinmiştim ama ileriki hayatımı bu denli etkileyeceğini düşünememiştim.:) Neyse ki google var.3 3/4  bardağı yemek kaşığına çevirerek bu sorunu nihayet çözdüm ve yukarıdaki görüntüyü elde ettim. Makarnayı yerken sakin kafayla düşününce aslında o kadarda zor bir işlem olmadığını gördüm. yani 3 su bardığı + 3/4 yani yaklaşık 3,5 su bardağı süte tekabül ediyor.Boşuna söylemiyormuş büyüklerimiz ye de kafan çalışsın diye :)) Bu arada benim tek ve yegane çiçeğim olan aloeveramın da cumartesi günleri su günü :) Nasl programlı bir insanım allahım:) Ben ki yapay çiçeği bile bakamam düşürürüm kırarım ama yaklaşık 5 aydır bu çiçeğim yaşıyor hattaa büyüyorr :) Keşke ilk bana geldiği günün de resmini çekseydim. 

20 Mart 2013 Çarşamba

17. Hafta


Son doktor kontrolümüzde 2 tane cadı kızım olacağını öğrendim:) Aslında gönlümden geçen de buydu. İki tane kızım olsun birbirlerine ve bana destek olsunlardı dileğim.Benim de bir ablam ve abim var.Ablamla özellikle ben evlendikten sonra çok şey paylaştık hep birbirimizin yanında olduk .Abim de hep bize destek oluyor fakat iki kız gibi olamıyor hiç bir zaman diyalogumuz. Velhasıl yavaş yavaş pembelere başlayabiliriz:) odaları giysileri çiçekli böcekli elbiseleriyle kızçelerim, arkadaşlarım kısa bir süre sonra gelecekler inşallaaah
İlk çocuğu kız olan anneler şanslı olur derler eskiler, umarım kızlarım da anneleri ben olduğum için şanslıdırlar.
Gelelim bu haftaki gelişimimize;
Bu haftadan sonra artık bebeklerim insan görünümündeler.Gözleri yarı kapalı durumda şimdilik.İskeletleri kıkırdaktan kemiğe dönüşmeye başladı.Bu hafta kızlarım göbek bağı ile oynamayı keşfediyolarmış.Onlar bir gelsin de ben onlarla nasıl oynayacam görsünler. :) 01 Nisan'da tekrar kontrolümüz var. O gün tekrar gelişmeleri yazarım.Bu arada kızlar 12'şer cm olmuşlar.


18 Mart 2013 Pazartesi


Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı !
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı !
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı,
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


      Çanakkale Zaferi ulusumuzun bütün varlığıyla özgürlük ve bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin sembolüdür. Bugün bu zaferin 98. yılını kutluyoruz. Çanakkale Zaferi; sadece Türkiye tarihi için değil dünya tarihinde de bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin tamamen değiştiği, olayların akışı üzerinde yurttaşların belirleyici ve aktif bir rol oynadığı, kahramanlık ve fedakarlıkların doruk noktasına ulaştığı bir azmin mücadelesi olmuştur.
        Bugün yaşadığımız topraklar üzerinde özgürce dolaşabiliyorsak, bunu Çanakkale’de verilen ölüm kalım savaşına borçluyuz. Çünkü bundan 98 yıl önce; emperyalist güçler, Çanakkale Zaferi sonucunda Türkiye üzerinde istedikleri paylaşımı gerçekleştirememiş, geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temelleri de Çanakkale Zaferi ile atılmıştır. Ancak son zamanlarda bu zaferin önemi göz ardı edilmekte, ulus bilincini aşılayan bu kahramanlık destanları kimi güçlerce önemsizleştirilmek istenmektedir.
        Kurtuluş Ordusunun onca imkansızlığa, olumsuzluğa rağmen ırktan, renkten, mezhepten arınmış olarak birlik ve beraberlik içerisinde omuz omuza yan yana olmayı başarmış olması, bugün üzerine yeniden ve yeniden düşünülmesi gereken bir olgudur. Cumhuriyet’e sahip çıkanlar olarak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan bilinci koruyacağımıza ve bu bilinci genç kuşaklara aktaracağımıza söz veriyoruz.
        Yurdumuzu işgal eden emperyalist güçlere karşı, ulusumuzun eşsiz bir mücadele ile vermiş olduğu var olma savaşı ve bu savaş sonrasında kazandığımız zaferin 98. yıldönümünde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.(http://www.egitimciyizbiz.com sitesinden alıntıdır.)

17 Mart 2013 Pazar

Yaşama Yolculuk


  •  Bölüm 1 - Tek Hücreden Cenine
  •  Bölüm 2 - Duyuların Uyanışı
  •  Bölüm 3 -  Doğum Zamanı

Natıonal Geographıc'in Yaşama Yolculuk serisini izlemeye başladım. Yorgan döşek yatıyorum.İşe başlamama bir gün varken grip oldum maalesef. İlaç alamıyorum ıhlamur ve bol su ile atlatmam gerek.Sakınan göze çöp battığını böylece bir kere daha anlamış olduk:)











11 Mart 2013 Pazartesi

15. haftamız

Merhabalar,
Ufak tefek rahatsızlıklarım oldu. Doktorumuz istirahat verdi. Evde parmak çocuklarımla dinleniyoruz:) Sanırım zor bir hamilelik geçireceğim.Bu dinlenme sürecini lehime çevirerek filmler izliyorum kitaplar okuyorum kafamı dağıtarak vakit geçirmeye çalışıyorum. Bu sorunlu haftalarım da bittikten sonra size kuzuların görüntülerini göstereceğim.Bu nekahet döneminde izlediğim film ve okuduğum kitapların listesini paylaşacağım.Tavsiyemdir, izleyin,  okuyun, okutun :))

Okuyun;

  • Öfke Tuzağı - Dr.Les CARTER
  • Pıedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım -Paulo COELHO
  • Küçük Mucizeler Dükkanı-Debbıe MACOMBER
  • Bir Gün- David NİCHOLLS
  • Alev Alev  - Linda HOWARD
  • İğnenin Ucundaki Hayatlar-Selda USKAN
  • Umuda Yolculuk-Kım GRUEN ENFELDER
  • Veronika Ölmek İstiyor-Paulo COELHO
  • Yüzyılın Aşlkları-Can DÜNDAR
  • Kleopatra - Stacy SCHIFF
  • Serenad- Zülfü LİVANELİ

İzleyin;

  • Herkesin Keyfi Yerinde
  • Pi'nin hayatı
  • Uçurtma Avcısı
  • Tenten :)
  • Dahi Prens